CONVERTIBLE LOAN AGREEMENT (CLA) İLE YATIRIM

Türk Hukuku Açısından Değerlendirme, Uygulama Esasları ve Uluslararası Modellerle Karşılaştırma

Girişimcilik ekosisteminde erken aşama finansmana duyulan ihtiyaç arttıkça, hem girişimciler hem de yatırımcılar açısından esnek, hızlı, düşük işlem maliyetli ve hukuken öngörülebilir yatırım modelleri önem kazanmaktadır. Bu kapsamda Convertible Loan Agreement (CLA), uluslararası uygulamalarda olduğu gibi Türkiye’de de giderek daha fazla tercih edilen modern bir finansman enstrümanı hâline gelmiştir.

Bununla birlikte CLA’nın en belirgin özelliği, borç ve sermaye unsurlarını aynı yapıda bir araya getirmesi ve hem girişimci hem yatırımcı için dengeli avantajlar sunmasıdır.

I. Convertible Loan Agreement’ın Hukuki Niteliği

CLA iki temel unsurdan oluşur: (i) yatırımcının şirkete başlangıçta borç vermesi, (ii) bu borcun ileride hisseye dönüşmesi. Bu yapı, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) tarafından desteklenen açık bir hukuki zemine sahiptir.

1. Başlangıçta Borç İlişkisi – TBK m. 386 vd. ve Sözleşme Serbestisi

CLA’nın ilk aşamasında yatırımcı, şirkete nakit aktarır. Bu ilişki, TBK m. 386’da tanımlanan ödünç (karz) sözleşmesinin tam karşılığıdır:

“Ödünç sözleşmesi, ödünç verenin bir miktar parayı borçluya devretmeyi; borçlunun da aynı miktar ve nitelikte şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.”

Dolayısıyla gerçek kişi veya tüzel kişi yatırımcıların sermaye şirketlerine borç vermesine ilişkin herhangi bir hukuki yasak bulunmamaktadır. TBK m. 26 ve 27 hükümleri uyarınca taraflar, sözleşme serbestisi kapsamında; faiz, vade, valuation cap, iskonto oranı, MFN gibi tüm ekonomik şartları serbestçe belirleyebilir.

2. TTK m. 358 Kapsamında Değerlendirme: CLA Borç İlişkisi Yasak Kapsamında Değildir

CLA’nın borç verme unsuru zaman zaman yanlışlıkla TTK m. 358 uyarınca değerlendirilse de, bu madde yalnızca şirketin ortağına borç vermesini yasaklamaktadır. Hüküm; yatırımcıların veya ortakların şirkete borç vermesini kapsamaz.

Yani CLA kapsamında yatırımcının şirkete fon sağlaması, TTK m. 358’in yasakladığı işlemler arasında değildir ve bu bakımdan söz konusu borç ilişkisi, Türk hukukunda geçerli ve uygulanabilir bir borç sözleşmesi niteliği taşır.

3. Borcun Paylara Dönüşmesi – TTK m. 457 ve 461 Kapsamında Conversion

CLA’nın ikinci aşaması olan conversion (hisseye dönüşüm) süreci TTK tarafından açık şekilde düzenlenmiştir.

  • TTK m. 457 sermaye artırımı ve usulünü düzenler.
  • TTK m. 461 ise rüçhan haklarının kısıtlanması ve belirli kişilere tahsisli sermaye artırımı yapılmasına imkân tanır.

TTK m. 461/3 uyarınca şirket, belirli bir kişiye tahsisli olarak yeni pay çıkarabilir. Bu hüküm, CLA yatırımcısına dönüşüm anında doğrudan pay verilmesini mümkün kılar. Şirket, sermaye artırımı sırasında rüçhan haklarını sınırlandırarak CLA yatırımcısına tahsisli pay tahsis edebilir; bu yapı uluslararası uygulamadaki “conversion” mekanizmasının Türk hukukundaki tam karşılığıdır.

4. Subordination (Alt Sıralı Borç) – TBK m. 113

Birçok CLA’da yatırımcının verdiği borcun şirketin diğer borçlarına göre alt sırada yer aldığı düzenlenir. TBK m. 113, alacaklıların kendi aralarında alacak sırasını belirlemelerine izin verir. Dolayısıyla CLA’daki subordination clause Türk hukuku bakımından geçerli ve bağlayıcıdır.

II. CLA’nın Yatırım Süreçlerinde Sağladığı Avantajlar

1. Değerleme Müzakerelerinin Ertelenmesi

Erken aşama girişimlerde objektif bir değerleme yapmak güç olduğundan CLA, değerlemeyi bir sonraki yatırım turuna bırakarak süreci hızlandırır ve taraflar arasındaki müzakere yükünü azaltır.

2. Başlangıçta Pay Devri veya Sermaye Artırımı Gerekmez

CLA kapsamında başlangıçta noter işlemleri veya ticaret sicili nezdinde sermaye artırımı süreci işletilmeden yatırım alınabilir. Bu durum, girişim açısından hem zaman hem maliyet bakımından önemli bir avantaj sağlar.

3. Esnek Sözleşmesel Yapı

Taraflar, sözleşme serbestisi çerçevesinde; valuation cap, iskonto oranı, MFN hakları, change of control hükümleri gibi mekanizmaları serbestçe belirleyebilir ve yatırımın risk-getiri dengesini kendi ihtiyaçlarına göre kurgulayabilir.

4. Quasi-Equity Etkisi

Borç niteliğinde başlayan finansman, dönüşüm sonrası özkaynağa benzer bir etki yaratır. Böylece şirketin bilançosunda özkaynak kalemleri güçlenir, finansal görünüm iyileşir ve sonraki yatırım turlarında yatırımcı nezdinde güven artırıcı bir rol oynar.

III. CLA’nın Türk Hukukunda Uygulanabilirliği

Türk hukukunda CLA kullanımına ilişkin herhangi bir açık yasak veya engel bulunmamaktadır. Aksine TBK ve TTK birlikte değerlendirildiğinde, CLA’nın teknik olarak oldukça elverişli bir model olduğu görülür:

  • TBK m. 386 uyarınca borç ilişkisi geçerlidir.
  • TBK m. 26–27 uyarınca taraflar sözleşme içeriğini serbestçe belirleyebilir.
  • TTK m. 457 ve 461 uyarınca dönüşüm mekanizması sermaye artırımı yoluyla pay tahsisine uygun şekilde kurgulanabilir.
  • TBK m. 113 uyarınca CLA’nın alt sıralı borç yapısı geçerlidir.

Bu çerçevede, CLA’nın Türk hukukuna uyarlanması hem teknik hem de ekonomik açıdan mümkündür.

IV. CLA’da Faiz Meselesi: Türkiye’de Nasıl Kurgulanabilir?

Avrupa uygulamalarında birçok CLA’nın faizsiz olarak düzenlendiği, yatırımcının getirisini esasen hisse değer artışı üzerinden elde ettiği görülmektedir. Türk hukukunda ise üç temel model öne çıkmaktadır:

1. Faizli CLA

  • TBK açısından tamamen geçerlidir.
  • Ekonomik koşullara karşı yatırımcıyı koruyabilir.
  • Vergisel sonuçların (stopaj, kurumlar vergisi, transfer fiyatlandırması vb.) dikkate alınması gerekir.

2. Faizsiz Ancak Avantajlı Dönüşüm Koşullu CLA

Faiz öngörülmeksizin, yatırımcı aşağıdaki mekanizmalarla korunabilir:

  • Daha düşük valuation cap,
  • Daha yüksek iskonto oranı,
  • Çıkış hâlinde minimum getiri (multiple),
  • MFN hakları.

Bu model, faiz yükü oluşturmadan yatırımcının ekonomik olarak korunmasını sağlar.

3. Döviz Bazlı CLA

Yatırımın döviz cinsinden yapılması hâlinde kur hareketleri, yatırımcı açısından doğal bir korunma mekanizması doğurabilir. Bu durumda faiz düşük tutulabilir veya hiç öngörülmeyebilir. Her üç model de Türk mevzuatına uygun yapıdadır.

V. Uluslararası Uygulamalar ve Türk Hukukuna Etkileri

ABD, İngiltere, Almanya ve İsviçre gibi hukuk sistemlerinde CLA yaygın bir yatırım aracıdır. Bu ülkelerde:

  • Yatırım turunda şirket değerlemesi yapılır ve CLA bu değerleme ile bağlantılı olarak kurgulanır.
  • CLA’lar çoğunlukla subordinated loan olarak düzenlenir.
  • Change of control ve vade sonunda dönüşüm (maturity conversion) hükümleri ayrıntılı şekilde düzenlenir.
  • MFN hakları ve valuation cap yatırımcı açısından kritik önemdedir.

Türk girişimlerinin yabancı yatırım alması hedefleniyorsa, CLA’nın yapısının uluslararası standartlara yakın şekilde kurgulanması; yabancı yatırımcıların güvenini artıracak, ileride yapılacak yatırım turlarında öngörülebilirliği güçlendirecektir.

VI. Startup ve Yatırımcı Açısından Değerlendirme

A. Startup Açısından Avantajlar

  • Düşük işlem maliyetleriyle finansmana erişim,
  • Erken aşamada değerleme baskısından kurtulma,
  • Sözleşmenin esnek yapısı sayesinde yatırım şartlarının uyarlanabilir olması,
  • Borcun sermayeye dönüşmesiyle özkaynak yapısının güçlenmesi.

B. Startup Açısından Riskler

  • Birden fazla CLA yapılması hâlinde cap table karmaşıklığı,
  • Düşük valuation cap nedeniyle ağır pay sulanması,
  • Vade (maturity) sonunda kötü kurgulanmış dönüşüm şartları sebebiyle istenmeyen ortaklık yapıları oluşması.

C. Yatırımcı Açısından Avantajlar

  • Erken aşama, yüksek potansiyelli girişimlere düşük maliyetle giriş imkânı,
  • Valuation cap ve iskonto sayesinde yüksek getiri potansiyeli,
  • Hızlı ve pratik sözleşme süreçleri,
  • Ortaklık ilişkisinin hemen kurulmayıp aşamalı olarak tesis edilebilmesi.

D. Yatırımcı Açısından Riskler

  • Alt sıralı borç niteliği nedeniyle iflas durumunda düşük tahsil kabiliyeti,
  • Faiz öngörülmemişse getirinin tamamen şirket performansına bağlı olması,
  • Makroekonomik dalgalanmalar nedeniyle uzun vadeli reel kayıp riski.

VII. Türk Hukukunda Yatırımcının Şirkete Borç Vermesinin ve Borcun Paylara Dönüşmesinin Hukuki Dayanağı

CLA’nın iki aşamalı yapısı Türk hukukunda güçlü bir maddi temele sahiptir:

1. Borç Verme Aşaması

  • TBK m. 386 uyarınca ödünç (karz) sözleşmesi geçerlidir.
  • TBK m. 26–27 uyarınca taraflar sözleşme içeriğini serbestçe belirleyebilir.
  • TTK m. 358 yalnızca şirketin ortağına borç vermesini yasaklamakta olup, yatırımcı veya ortağın şirkete borç vermesi yasak kapsamında değildir.

2. Paylara Dönüşüm Aşaması

  • TTK m. 457 uyarınca sermaye artırımı usulü düzenlenmiştir.
  • TTK m. 461/1 uyarınca rüçhan hakları kısmen veya tamamen sınırlandırılabilir.
  • TTK m. 461/3 uyarınca belirli kişilere tahsisli sermaye artırımı yapılması mümkündür.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, CLA yatırımcısına dön üşüm anında tahsisli sermaye artırımı yoluyla pay verilmesi, TTK ile tam olarak uyumlu ve uygulanabilir bir mekanizma olarak karşımıza çıkar.

3. Subordinated Loan Yapısı

TBK m. 113 uyarınca alacaklılar, alacaklarının sırasını kendi aralarında sözleşmeyle belirleyebilir. Bu hüküm, CLA kapsamındaki alt sıralı borç (subordinated loan) yapısının Türk hukuku bakımından geçerliliğini teyit etmektedir.

VIII. Sonuç: CLA, Türk Hukukunda Dengeli ve Etkili Bir Finansman Modelidir

CLA, hem girişimler hem yatırımcılar için esneklik, hız, öngörülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum sağlayan modern bir finansman aracıdır.

Türk hukukunda:

  • Borç ilişkisi TBK kapsamında,
  • Pay tahsisi TTK kapsamında,
  • Getiri mekanizmaları ise sözleşme serbestisi kapsamında

sorunsuz şekilde düzenlenebilmektedir.

Doğru kurgulandığında CLA, girişimlerin büyümesini destekleyen; yatırımcıya ise güvenli, kontrollü ve yüksek potansiyelli bir yatırım imkânı sunan son derece etkili bir finansman enstrümanıdır.

CLA #ConvertibleLoanAgreement #ConvertibleDebt #HybridCapital #QuasiEquity #StartupFinansmanı #YatırımHukuku #StartupLaw #VentureDebt #GirişimSermayesi #YatırımSözleşmeleri #ŞirketlerHukuku #TTK #TBK #EarlyStageInvestment #VentureCapital

Kaynakça

Benzer Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir