Yabancı Startup Yatırımlarında SAFE Sözleşmesi
İçindekiler
- SAFE Sözleşmesi Nedir?
- SAFE Nasıl Paya Dönüşür?
- Yatırımcı Pay Sahibi Olana Kadar Hangi Haklara Sahiptir?
- Valuation Cap ve Discount Mekanizmalarının Yatırıma Etkisi
- MFN ve Pro Rata Hakları
- Startup Paya Dönüşümden Önce Satılırsa Ne Olur?
- Türk Şirketlerinin Yabancı Startup’lara SAFE Yoluyla Yatırımında Hukuki Koruma
- Uygulanacak Hukuk ve Uyuşmazlık Çözümü
- SAFE Yatırımlarında Hukuki İncelemenin Kapsamı
- Sonuç: SAFE Yatırımında Yatırımcının Hukuki Pozisyonunun Korunması
Erken aşama girişim yatırımlarında şirket değerlemesinin henüz sağlıklı biçimde yapılmasının güç olması, klasik pay edinim yöntemlerinden farklı yatırım modellerinin gelişmesine neden olmuştur. Özellikle ABD girişim ekosisteminde yaygın olarak kullanılan bu modellerden biri SAFE (Simple Agreement for Future Equity) sözleşmesidir.
SAFE, yatırımcının şirkete belirli bir tutarda finansman sağlaması karşılığında, sözleşmede öngörülen koşulların gerçekleşmesi hâlinde gelecekte şirket paylarını edinmesini öngören bir yatırım modelidir.
Bu noktada yatırımcı açısından temel hukuki ayrım önemlidir:
SAFE kapsamında yatırım tutarının şirkete aktarılması, yatırımcının aynı anda şirket paylarını iktisap ettiği anlamına gelmez.
Yatırımcı ile şirket arasında sözleşmesel bir ilişki kurulmakta; pay sahipliği ise SAFE’te belirlenen dönüşüm koşullarının gerçekleşmesine bağlı olarak daha sonraki bir aşamada gündeme gelmektedir.
Bu özellik, özellikle Türk şirketlerinin ABD veya başka ülkelerde kurulu startup’lara SAFE aracılığıyla yatırım yapması hâlinde yatırımın hukuki yapısının dikkatle incelenmesini gerekli kılmaktadır.
SAFE Nasıl Paya Dönüşür?
SAFE’in ekonomik sonucunu belirleyen temel unsur conversion, diğer bir ifadeyle paya dönüşüm mekanizmasıdır.
Sözleşmede genellikle startup’ın ileride gerçekleştireceği bir özkaynak finansman turunun SAFE’in paya dönüşümünü tetiklemesi öngörülür. Ancak yatırımcının dönüşüm sonucunda kaç adet pay elde edeceği ve hangi ekonomik koşullarla şirkete ortak olacağı SAFE hükümlerine göre değişmektedir.
Bu noktada özellikle valuation cap ve discount mekanizmaları önem taşır.
Valuation cap, SAFE yatırımcısı bakımından dönüşüm hesabında esas alınacak şirket değerine ilişkin bir üst sınır getirirken; discount, sonraki yatırım turunda yeni yatırımcılar için belirlenen pay fiyatına belirli bir iskonto uygulanmasını sağlayabilir.
Dolayısıyla SAFE yatırımında yalnızca yatırım tutarının bilinmesi, yatırımcının gelecekte şirkette hangi oranda pay sahibi olacağını belirlemek için yeterli değildir.
Dönüşüm formülü, şirketin sermaye yapısının hesaplanma yöntemi, mevcut ve gelecekteki opsiyon havuzları, diğer SAFE’ler ve dönüştürülebilir yatırım araçları yatırımcının nihai pay oranını doğrudan etkileyebilir.
Yatırımcı Pay Sahibi Olana Kadar Hangi Haklara Sahiptir?
SAFE yatırımında hukuken en dikkatle değerlendirilmesi gereken dönemlerden biri, yatırım tutarının şirkete aktarıldığı tarih ile yatırımcının pay sahibi olduğu tarih arasındaki dönemdir.
Yatırımcı bu aşamada kural olarak henüz pay sahibi olmadığından, pay sahipliğinden kaynaklanan oy ve yönetime katılma gibi hakların kendiliğinden mevcut olduğu kabul edilemez.
Dolayısıyla yatırımcının bu dönemde sahip olacağı koruma büyük ölçüde SAFE sözleşmesinin ve varsa yatırım kapsamında düzenlenen diğer sözleşmelerin içeriğine bağlıdır.
Bu nedenle yatırım öncesinde yalnızca dönüşüm koşulları değil; yatırımcıya bilgi alma veya belirli gelişmelerden haberdar edilme gibi ilave sözleşmesel haklar tanınıp tanınmadığı da yatırımın niteliğine göre değerlendirilmelidir.
MFN ve Pro Rata Hakları
SAFE sözleşmelerinde yatırımcının ekonomik pozisyonunu etkileyebilecek diğer önemli düzenlemeler Most Favored Nation (MFN) ve pro rata haklarıdır.
MFN düzenlemeleri, şirketin daha sonraki yatırımcılara belirli açılardan daha avantajlı SAFE koşulları sağlaması hâlinde mevcut yatırımcıya bu koşullardan yararlanma imkânı tanıyabilir.
Pro rata hakkı ise yatırımcının sonraki yatırım turlarına katılarak şirketteki ekonomik payını belirli ölçüde koruyabilmesi açısından önem taşır.
Ancak bu hakların SAFE yatırımcısına kendiliğinden tanındığı varsayılmamalıdır. Kullanılan SAFE modeli ve varsa yan sözleşmeler birlikte incelenerek yatırımcının hangi haklara sahip olduğu belirlenmelidir.
Startup Paya Dönüşümden Önce Satılırsa Ne Olur?
SAFE yatırımının değerlendirilmesi yalnızca startup’ın başarılı bir finansman turuna ulaşacağı varsayımı üzerinden yapılmamalıdır.
Şirketin SAFE paya dönüşmeden önce satılması, halka arz edilmesi veya başka bir likidite olayının gerçekleşmesi mümkündür.
Bu durumda yatırımcının hangi ekonomik haklara sahip olacağı, SAFE’in liquidity event hükümlerine göre belirlenir.
Benzer şekilde şirketin faaliyetlerini sona erdirmesi veya tasfiyeye girmesi hâlinde yatırımcının hukuki ve ekonomik pozisyonu dissolution hükümleri kapsamında değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla yatırım öncesi hukuki inceleme, yalnızca beklenen yatırım turunu değil; finansman, exit ve başarısızlık senaryolarının tamamını kapsamalıdır.
Türk Şirketlerinin Yabancı Startup’lara SAFE Yoluyla Yatırımında Hukuki Koruma
Türkiye’de kurulu bir şirketin ABD’de veya başka bir ülkede kurulu bir startup’a SAFE sözleşmesi aracılığıyla yatırım yapması hâlinde, yatırımın hukuki değerlendirmesi birden fazla hukuk alanını ilgilendirmektedir.
Bir tarafta Türk şirketinin yurt dışına yatırım gerçekleştirmesine ilişkin Türk hukuku kaynaklı yükümlülükler; diğer tarafta ise SAFE sözleşmesinden doğan yatırımcı haklarının tabi olduğu yabancı hukuk bulunmaktadır.
Bu noktada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, yatırımcının SAFE bedelini ödemesiyle birlikte yabancı şirketin doğrudan pay sahibi hâline gelmemesidir. Yatırımcının pay sahipliği, SAFE’te öngörülen dönüşüm şartlarının gerçekleşmesine bağlıdır.
Bu nedenle Türk yatırımcı açısından hukuki inceleme yalnızca yatırım yapılacak startup’ın ticari potansiyeliyle sınırlı tutulmamalıdır.
SAFE sözleşmesinin tabi olduğu hukuk, yatırım yapılan şirketin kuruluş yeri, şirketin esas sözleşmesi ve kuruluş belgeleri, mevcut ortaklık yapısı, pay sınıfları, daha önce ihraç edilmiş SAFE veya dönüştürülebilir yatırım araçları ve yatırımın şirketin yetkili organları tarafından usulüne uygun şekilde onaylanıp onaylanmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Bunun yanında valuation cap, discount ve MFN hükümlerinin yatırımcının dönüşüm fiyatına etkisi; paya dönüşüm sonrasında edinilecek pay sınıfı; yatırımcının sonraki yatırım turlarında sulanma ihtimali ve pro rata hakkının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Uygulanacak Hukuk ve Uyuşmazlık Çözümü
Sınır ötesi SAFE yatırımlarında üzerinde özellikle durulması gereken diğer bir husus, uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır.
Türk yatırımcının Türkiye’de bulunması, SAFE’ten kaynaklanan uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.
SAFE sözleşmesinin hangi hukuka tabi olduğu, yatırım yapılan şirketin hangi ülke hukukuna göre kurulduğu ve uyuşmazlıkların hangi mahkeme veya tahkim mercii önünde çözüleceği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bunun yanında SAFE’ten kaynaklanan sözleşmesel haklarla, dönüşüm sonucunda edinilecek paylardan kaynaklanan şirketler hukuku haklarının aynı hukuki rejime tabi olacağı da varsayılmamalıdır.
Bu nedenle yatırımcı açısından yalnızca sahip olduğu hakkın kapsamının değil, gerektiğinde bu hakkı hangi ülkede, hangi hukuk kurallarına göre ve hangi usulle ileri sürebileceğinin de yatırım öncesinde belirlenmesi gerekir.
SAFE’te Hukuki İncelemenin Asıl Konusu Nedir?
SAFE’in isminde yer alan “Simple” ifadesi, yatırımın hukuki yapısının basit olduğu veya standart bir SAFE metninin hukuki inceleme yapılmaksızın imzalanabileceği şeklinde değerlendirilmemelidir.
Özellikle Türk şirketlerinin yabancı startup’lara gerçekleştireceği yatırımlarda inceleme yalnızca SAFE metniyle de sınırlı tutulmamalıdır.
Yatırım yapılan şirketin kurumsal belgeleri, cap table’ı, mevcut pay sınıfları, daha önce gerçekleştirilen yatırımlar, diğer SAFE ve dönüştürülebilir araçlar ile yatırımın usulüne uygun şekilde yetkilendirilip yetkilendirilmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yabancı bir startup’a SAFE aracılığıyla yatırım yapılırken temel soru yalnızca;
“SAFE hangi değerleme üzerinden paya dönüşecek?”
değildir.
Asıl değerlendirilmesi gereken;
yatırımcının bugün hangi hukuki hakkı elde ettiği, bu hakkın hangi koşullarda ve hangi pay sınıfına dönüşeceği, yatırımcının bu süreçte ne ölçüde sulanabileceği, exit veya tasfiye hâlinde hangi ekonomik haklara sahip olacağı ve gerektiğinde sözleşmeden doğan haklarını hangi hukuk düzeninde ileri sürebileceğidir.
SAFE, erken aşama yabancı startup yatırımlarında yatırım sürecini kolaylaştıran önemli bir araçtır. Ancak yatırımcının hukuki güvenliği, standart bir SAFE metninin imzalanmasından değil; yatırımın ekonomik yapısı ile yatırımcının sözleşmesel ve gelecekteki pay sahipliği haklarının yatırım öncesinde birlikte değerlendirilmesinden kaynaklanır.
#SAFESözleşmesi #SAFEYatırımı #StartupYatırımları #YabancıStartupYatırımları #GirişimSermayesi #MelekYatırımcı #YatırımHukuku #ŞirketlerHukuku #UluslararasıYatırımHukuku #SınırÖtesiYatırımlar #StartupHukuku #YatırımSözleşmeleri #ValuationCap #ProRataHakkı #YatırımcıHakları #HukukiDueDiligence
